9 Aralık 2011 Cuma

Prag

Dünya büyük yer daha çoğunu da gezmedim ama şu ana kadar gördüğüm ennnnn güzel yer Prag.Bir kere Bohemia'nın başkenti,Kafka'nın memleketi,bir zamanlar sosyalizmin en güzel zamanlarını geçirdiği yer...Gerçi Çek topraklarına adımımı attığım an girdiğim ilk yerin daha doğrusu sınırda karnımız çok acıktığı için ilk yerin Mc Donalds olması oldukça ironikti benim için.


İlk durağımız Aziz Vitus Katedrali.Oldukça ürkütücü görünüyor.Zaten amacı da buymuş.Gotik tarzda inşa edilmiş ve üzerinde gerçekten amacına uygun olarak konulmuş çirkin yaratık heykelleri var ve bunların katedrali kötü ruhlardan uzak tuttuğuna inanılıyor.Katedral 3 farklı dönemde inşa edilmiş ve tam 600 yıl sürmüş inşası.Dışardan bakıldığında da taşlarının renginden anlaşılıyor yer yer daha kara yer yer daha açık renkte.Katedralin bulunduğu meydan da ayrıca başbakanlık binası da bulunuyor.Bu bina o kadar iyi korunuyor ki kapıda 2 nöbetçi var birisi de yoldan geçen bir adamla muhabbete dalmış :)






























Katedralden Charles Köprüsüne doğru ilerleyeceğiz ama katedralden inerken sanırım Prag'ın muhteşem şekilde görüldüğü yerde oluyoruz.İnerken sağlı sollu onlarca müze var.Kafka müzesi,oyuncak müzesi gibi.Bu oyuncak müzesinin sadece 1 katı tamamen Barbie bebeklere ayrılmış.




Köprüden inerken çektim ama hava biraz daha güneşli olsa daha güzel olacaktı.Gerçi Prag'ın ruhuna bu puslu hava daha çok yakışıyor sanırm.






Sonunda Charles köprüsündeyiz.Bir sürü heykel karşılıyor bizi köprüde.Grubumuz en çok ilgisini çeken bir yeniçerinin de yer aldığı heykel oluyor.Göbekli, palabıyıklı bir yeniçeri.İkinci dikkat çekici noktamız ise köprü üzerindeki  John Nepomuk heykeli.Bir azize ait ,eğer o heykele dokunurak bir dilek tutarsanız gerçekleşiyormuş ve bir daha tekrar Prag'a geliyormuşsunuz.Şansımı denedim ama zaman gösterecek bakalım gerçek mi :)


Dümdüz devam ediyoruz ve kalabalık ve müthiş bir dokusu olan dar sokaklar bekliyor bizi.Buradan devam edip şehir meydanına varıyoruz.Saat 6 olmak üzere.Her saat başı resmen bir gösteri düzenleniyor burada.Alttaki videodan bakabilirsiniz uzun uzun anlatmayayım ama bunu her saat başı yapmak ve her saat başı yüzlerce insanı orada toplamak muazzam bir iş.İsa'nın havarileri selamlıyor ve altta bulunan cimriliği,kibiri ,hırsı ve şehveti temsil eden heykellerde var.Şehveti temsil edenin Türk olduğu söyleniyor
























Yine vakit darlığından dolayı Kafka,Salvador Dali kafelerini ziyaret edemiyoruz ama tekrar geleceğiz ya rivayete göre o zaman Kafka'nın evine gidip Dönüşümü bir de orada okumak istiyorum.























































Yine akşam otelimize dönüyoruz akşam için hazırlanıyoruz.Ardından Vltava Nehri üzerinde yemek turumuz başlıyor.Rahatça yemeğimizi yedikten sonra Bir de gece gözüyle görüyoruz muhteşem Prag manzarasını.Charles Köprüsünün tam altından geçerken eğer madeni para atıp köprünün ayağına isabet ettirebilirseniz dileğiniz kabul oluyormuş.Bunu da denedim tabi ki ve isabaet etti üstelik kulak çınlatıcı bir ses yayıldı ortalığa sanırım kabul olacak :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder